Tedavinizin her adımında şeffaf, net ve güvenilir yanıtlar.
Diş tedavileri süreci zaman zaman akıllarda soru işaretleri veya haklı endişeler yaratabilir. Özel Erol Toklu Ağız ve Diş Sağlığı Polikliniği olarak, tedavi koltuğuna tam bir güven ve huzurla oturmanız bizim için her şeyden önemli. Bu nedenle; en çok merak ettiğiniz konuları sizin için derledik. Listede cevabını bulamadığınız her türlü soru için bizimle doğrudan iletişime geçmekten çekinmeyin.
Hayır, implant tedavisi lokal anestezi altında yapıldığı için işlem sırasında herhangi bir ağrı hissetmezsiniz. Çoğu hastamız, işlemin beklediklerinden çok daha rahat geçtiğini belirtmektedir. Operasyon sonrasında hekiminizin önereceği ağrı kesicilerle, hafif sızlamalar kolayca kontrol altına alınabilir.
İmplantın çene kemiğine yerleştirilmesi işlemi genellikle tek seansta, yaklaşık 30-45 dakika sürer. Ancak implantın kemikle kaynaşması (osseointegrasyon) için ortalama 2-3 ay kadar beklemek gerekir. Bu sürenin sonunda kalıcı protez dişleriniz takılır.
Gelişimini tamamlamış (genellikle 18 yaş üstü), genel sağlık durumu yerinde olan ve yeterli kemik hacmine sahip herkese implant uygulanabilir. Yetersiz kemik durumunda ise kemik tozu (greft) uygulamaları ile bölge implant için uygun hale getirilebilir.
İyi bir ağız hijyeni ve düzenli hekim kontrolleri ile implantlar ömür boyu kullanılabilir. İmplantın kendisi (titanyum vida) çürümez ancak etrafındaki diş eti sağlığının korunması, implantın ağızda kalma süresini belirleyen en önemli faktördür.
Diyabet hastalığı implant yapılmasına engel değildir; ancak hastalığın "kontrol altında" olması şarttır. HbA1c (üç aylık şeker) değeri belirli sınırların altında olan ve iyileşme sürecini etkileyecek başka sorunu olmayan diyabet hastalarına güvenle implant uygulanabilir.
Çekim yerindeki kan pıhtısının bozulmaması iyileşme için kritiktir. İlk 24 saat boyunca tükürmemeli, pipet kullanmamalı, sigara ve alkol tüketmemeli, çok sıcak yiyeceklerden kaçınmalısınız. Hekiminizin yerleştirdiği tamponu 30 dakika sıkıca ısırmanız kanamayı durduracaktır.
Her 20 yaş dişinin çekilmesi gerekmez. Eğer diş düzgün çıkmışsa, çürük yoksa ve diğer dişleri sıkıştırmıyorsa ağızda kalabilir. Ancak gömülü kalmış, ağrı yapan, kist oluşturan veya ön dişlerde çapraşıklığa neden olan 20’lik dişlerin çekilmesi önerilir.
Hekim kontrolünde ve doğru malzemelerle yapılan diş beyazlatma işleminin diş minesine kalıcı bir zararı yoktur. İşlem sonrası kısa süreli bir hassasiyet görülebilir ancak bu durum geçicidir. Marketlerde satılan kontrolsüz ürünler yerine profesyonel ofis tipi beyazlatmayı önermekteyiz.
Hayır, dişlerin yer değiştirmesi her yaşta mümkündür. Diş teli veya şeffaf plak tedavileri, diş eti ve kemik sağlığı yerinde olan yetişkin hastalara da başarıyla uygulanabilir. Günümüzde ortodonti hastalarımızın büyük bir kısmını estetik kaygı taşıyan yetişkinler oluşturmaktadır.
Gelişen teknoloji sayesinde şeffaf plaklar, hafif ve orta dereceli çapraşıklıkların yanı sıra birçok ileri vakada da metal teller kadar etkili sonuçlar vermektedir. Ancak çok karmaşık çene iskelet yapısı bozukluklarında hekiminiz sabit tel tedavisini önerebilir. En doğru karar muayene sonrası verilir.
Lamine tedavisinin en büyük avantajı, dişe minimum müdahale edilmesidir. Çoğu vakada dişin ön yüzeyinden sadece 0.3 - 0.7 mm gibi çok ince bir tabaka kaldırılır (tırnak kalınlığı kadar). Bazı uygun vakalarda ise hiç aşındırma yapmadan (Non-prep) doğrudan uygulama yapılabilir.
Gülerken diş etlerinin aşırı görünmesi (Gummy Smile) veya diş eti seviyelerindeki asimetriler, estetik gülüşü bozan faktörlerdir. Lazer veya basit cerrahi yöntemlerle diş etlerinin seviyelenmesi ve simetrik hale getirilmesi işlemine pembe estetik denir.
Evet. Bonding (Adeziv) yöntemi ile dişlerinizden hiç madde kaldırmadan, diş renginize uygun kompozit malzemelerle boşluklar tek seansta kapatılabilir. Daha kalıcı ve estetik bir çözüm istenirse Lamine porselenler de tercih edilebilir.
Çocukların azı dişlerinin çiğneme yüzeylerinde, fırçanın ulaşamadığı derin girintiler (fissürler) bulunur. Çürükler genellikle buradan başlar. Fissür örtücü, bu girintilerin özel akışkan bir dolgu maddesiyle kapatılarak çürük oluşumunun engellenmesi işlemidir. Ağrısız ve koruyucu bir yöntemdir.
Profesyonel hekim kontrolünde, doğru dozda ve uygun aralıklarla yapılan topikal (yüzeysel) florür uygulamasının sağlığa zararı yoktur. Aksine, diş minesini güçlendirerek çürüklere karşı direnç kazandırdığı bilimsel olarak kanıtlanmıştır.
Her iki materyalin de kullanım alanları farklıdır. Metal destekli porselenler daha çok arka dişlerde dayanıklılık için tercih edilirken; zirkonyum kaplamalar ışık geçirgenliği sayesinde doğal dişe çok daha yakın bir estetik sunar. Bu nedenle özellikle ön dişlerde ve estetik beklentinin yüksek olduğu durumlarda zirkonyum tercih edilir.
Gülüş tasarımı; hastanın yüz hatları, dudak yapısı, diş eti seviyesi ve karakterine uygun olarak dişlerin formunun, renginin ve dizilişinin yeniden planlanmasıdır. Lamine yaprak porselenler, zirkonyum kaplamalar ve diş eti estetiği (pembe estetik) kombinasyonu ile uygulanır.
Kanal tedavisi ile dişin sinirleri alındığı için diş canlılığını yitirir ve zamanla daha kırılgan hale gelebilir. Ancak doğru bir üst yapı (dolgu veya kaplama) ile bu dişler ömür boyu ağızda kalarak çiğneme fonksiyonunu sürdürebilir. Dişi çekmek yerine kurtarmak her zaman önceliğimizdir.
Diş eti kanaması genellikle diş eti iltihabının (gingivitis) en belirgin habercisidir. Yetersiz ağız hijyeni nedeniyle biriken diş taşları buna sebep olur. Kanama var diye fırçalamayı bırakmamalı, aksine hekiminize başvurarak profesyonel diş taşı temizliği yaptırmalısınız.
Ağız kokusunun %90’ı ağız içi kaynaklıdır (çürük dişler, diş eti hastalıkları, eski uyumsuz protezler). Öncelikle detaylı bir muayene ile bu sorunlar tespit edilip tedavi edilmelidir. Çürükler temizlenip diş taşı temizliği yapıldığında koku genellikle ortadan kalkar.
Evet, yapılabilir. Ancak acil olmayan işlemler için genellikle hamileliğin 2. trimesteri (4-5-6. aylar) en güvenli dönemdir. Şiddetli ağrı veya enfeksiyon durumunda ise kadın doğum uzmanınızın onayı ile her dönemde acil müdahale yapılabilir.
Modern dijital diş röntgen cihazlarında radyasyon oranı oldukça düşüktür. Günlük hayatta güneşten veya elektronik cihazlardan aldığınız radyasyondan çok daha azdır. Yine de hamilelik şüphesi olan hastalarımızın durumu hekimlerimize bildirmesi gerekmektedir.
İlk diş hekimi muayenesinin, ilk süt dişleri çıktığında (yaklaşık 6 ay - 1 yaş arası) yapılması önerilir. Bu ziyaret, çocuğun hekime alışması ve ebeveynlerin ağız bakımı konusunda bilgilendirilmesi açısından önemlidir.
Herhangi bir şikayetiniz olmasa bile 6 ayda bir düzenli diş hekimi kontrolü yaptırmanız önerilir. Bu kontrollerde, başlangıç aşamasındaki çürükler fark edilerek ağrısız ve daha düşük maliyetli tedavilerle sorun çözülür.
Bu durum genellikle gece uykuda diş sıkma veya gıcırdatma (Bruksizm) alışkanlığından kaynaklanır. Dişlerde aşınmaya ve eklem problemlerine yol açabilen bu durum için, hekiminiz size özel şeffaf bir "gece plağı" hazırlayarak dişlerinizi ve çene ekleminizi korumaya alabilir.
Diş hassasiyeti; diş eti çekilmesi, mine aşınması veya başlangıç aşamasındaki çürüklerden kaynaklanabilir. Hassasiyet giderici diş macunları geçici çözüm sunsa da, kalıcı tedavi için mutlaka hekim muayenesi gerekir. Altta yatan sebebe göre dolgu veya hassasiyet tedavisi uygulanır.
Her iki fırça tipi de doğru teknikle kullanıldığında etkilidir. Ancak elektrikli diş fırçaları, manuel fırçalamada yapılan hataları (aşırı bastırma vb.) minimize ettiği ve süre tuttuğu için genellikle daha etkin bir temizlik sağlar ve plak birikimini daha iyi önler.
Evet. Aşırı korkusu olan hastalarda, öğürme refleksi bulunanlarda veya uzun sürecek işlemlerde anestezi uzmanı eşliğinde "Bilinçli Sedasyon" veya genel anestezi uygulanabilir. Bu sayede hasta işlemi hatırlamaz ve konforlu bir tedavi süreci geçirir.
Eğer kırılan parça elinizdeyse, parçayı temiz bir sütün veya suyun içinde muhafaza ederek en kısa sürede (mümkünse 1 saat içinde) kliniğimize gelmelisiniz. Parça yerine yapıştırılabilir veya kompozit dolgu/bonding yöntemleriyle diş eski formuna kavuşturulabilir.
Türk Diş Hekimleri Birliği mevzuatı gereği web sitemizde veya dijital ortamlarda fiyat bilgisi paylaşmamız yasaktır. Ayrıca her hastanın ağız yapısı ve ihtiyaç duyduğu tedavi planı farklıdır. En doğru fiyat bilgisi ve tedavi planı için kliniğimize gelerek ücretsiz ön muayene olabilirsiniz.