Tek diş eksikliklerinde, komşu sağlıklı dişlere herhangi bir aşındırma veya işlem uygulamadan gerçekleştirilen, biyolojik açıdan en koruyucu restorasyon yöntemidir. Çene kemiğine yerleştirilen implantın üzerine, diş eti çıkış profiliyle uyumlu porselen veya zirkonyum bir kuron (kaplama) sabitlenir. Bu yaklaşım, doğal diş dizisini taklit ederek hem estetik bütünlüğü sağlar hem de çiğneme fonksiyonunu eksiksiz olarak geri kazandırır.
Birden fazla dişin yan yana eksik olduğu durumlarda, her diş boşluğu için ayrı bir implant uygulamak yerine, stratejik noktalara yerleştirilen implantlardan destek alınarak yapılan sabit protezlerdir. Bu yöntem, hareketli protez kullanmak istemeyen hastalar için konforlu ve kalıcı bir çözümdür. Çiğneme kuvvetlerini implantlar aracılığıyla çene kemiğine dengeli bir şekilde ileterek, dişsiz bölgedeki kemik erimesini önlemeye yardımcı olur.
Tam dişsizlik durumunda veya tüm dişlerin çekilmesi gereken vakalarda uygulanan ileri bir rehabilitasyon tekniğidir. Çene kemiğine biyomekanik hesaplamalarla belirli açılarda yerleştirilen 4 veya 6 adet implant üzerine, sabit protezlerin vidalanmasını kapsar. Özellikle arka bölgelerde kemik kaybı yaşayan hastalarda, ileri cerrahi işlemlere (kemik ekleme) gerek kalmadan sabit diş konforuna ulaşmayı sağlayan hızlı ve etkili bir sistemdir.
Tam dişsiz çenelerde kullanılan, implantlardan destek alarak özel tutucu parçalarla (locator veya bar sistemleri) kilitlenen yarı-hareketli protezlerdir. Geleneksel damak protezlerinin aksine; konuşma ve yemek yeme sırasında protezin oynamasını, ağızdan çıkmasını ve yumuşak dokuya baskı yaparak vuruk oluşturmasını engeller. Hastaya, hareketli protezin hijyen kolaylığı ile implantın sağladığı yüksek stabilite ve güveni bir arada sunar.